Sağ mı? Sol mu?

Yazılarımın çoğunda yaşımın 18′i geçtiğini gözünüze gözünüze sokmuş olacağımdan farkedebileceğiniz gibi, ben de önümüzdeki seçimde oy kullanacağım. Siyaset yapanların (siyaset yapmak, şahsi şov yapmanın toplu halidir. ) muhabbetlerine ilk defa karıştığınızda hemen sorarlar; Sağcı mısın, Solcu musun? Kaçamak cevap verdiğiniz zaman , komünist olmakla suçlanabileceğiniz(!) bir sorudur bu. Tehlikelidir. Bu kişilere göre siyasi bir görüş içermeyen her vatandaş kara cahildir. Dünyadan , devletten habersizdir. Sap gelmiş, saman gidecektir.
Hangi yön ?
Bugüne kadar devletin başında bir sürü Demokrat ya da Sosyalist parti vardı. Acaba hangisinde tam randıman alınabildi? Atatürk’ün tek partili dönemi dışında hiç bir parti doğru düzgün bir düzen sağlayamadı. Ya darbe oldu, ya anayasa bozuldu, ya da vatandaşların işine gelmedi oy alamadılar… Peki bunun nedeni Sağcılık ya da Solculuk akımlarının kötü olması mı ? Hayır.
Asıl neden sözde Sosyalist ya da Demokrat akımı savunduklarını söyleyip oy alanların, savundukları şeyin ne olduğunu bilmeyen, sadece ünvan,koltuk, para vb. şeylerin peşinden giden kişilerin devleti yönetmesiydi. Yani her ne kadar iktidar parti(ler) belirli bir görüşü savunduklarını söyleseler bile, iktidara geldiklerinde savundukları akımla uzaktan yakından hiç bir alakası olmayan kararlar aldılar, almak zorunda kaldılar. Çünkü mesele oy kazanmaktı onlar için.
Yani, Türk Cumhuriyeti tarihinde Atatürk dönemi dışında hiç bir zaman akımını savunan ve Milleti ilgilendiren meselelerde karar verirken akımının gereğine göre hareket eden, yani kendi zihniyetlerini sağcı ya da solcu olsun, yönetim biçimlerine sindiren hiç bir iktidar parti olmadı. Yani biz asla tam anlamıyla Sağcı bir yönetim biçimi, ya da savaş döneminde çıkmış, birlik olmak zorunda olan bir devlet için kurulmuş bir hükümet dışında Sosyalist bir yönetim biçimine tanık olmadık. Eğer devlet güçsüz ve halk aç ise, hükümetin sözde savunduğunu söylediği akım, muhalefet bir görüşe sahip parti tarafından karalanır, “yaa biz demiştik! Solcu/Sağcı olursanız böyle olur diye!” deyip, oyları/sempatiyi toplarlar, bir süre sonra onlarında rezilliği ortaya çıkar, daha sonra diğer düşünce akımına sahip parti aynı şeyi yapıp popüler olur ve bu bizim siyaset tarihimizde bir döngü halini alır. Ve eğer siz, bir koltuk,makam sahibi değilseniz ya da böyle bir akrabanız yoksa, ne kadar çalışırsanız çalışın, eninde sonunda mağdur duruma düşersiniz.
Örnek seçim vaatleri
Sözde Sağcı(hatta ilk seferinde aşırı sağcı) Adalet ve Kalkınma Partisinin 2002 seçimlerindeki en büyük vaatlerinden biri, devlet kurumlarında baş örtüsü – Türban gibi inanç gereği giyilen elbiselere izin vermekti. Yapamadılar Bir ara denediler, olmadı.
Solun güya en güçlü partisi Cumhuriyet Halk Partisi, oy kazanmak için parti toplantılarına baş örtülü kadınlar getirtti. Yazık.
Yani bizim ülkede düşünce akımına göre oy vermek saçma. Belirli bir akıma sahip olduğunu söylemek ise de mantıksız. Çünkü neyin ne zaman popüler olacağını tam olarak kestiremezsin. Zaten Sağcılardan Solculara, Solculardan Sağcılara geçiş yapmak, yeterince oyun varsa çok kolay. Hiç bir taraf sizi yadırgamıyor. Saygısızlık olmasın diye!

la temayı değiştirmişin benim blogrolldaki linkimi kaldrmşsn, backlink backlinktir koyy onu yerineee
La yine değiştiricem, mailine girebiliyosan o destek şeysinin şifresini gönder site hala kapalı